Esencan Hastanesi Facebook Sayfası Esencan Hastanesi Twitter Sayfası Esencan Hastanesi Instagram Sayfası Esencan Hastanesi Harita Esencan Hastanesi Telefon
444 0 212
Bilgi ve Randevu

gebelik ultrasonografisi

4 boyutlu USG (ultrasonografi) nedir? 4 boyutlu USG, bebeğin anne karnındaki hareketleri ile birlikte renkli olarak görüntülenmesidir. Ancak doktorunuzun 4 boyutlu USG olarak istediği şey aslında İkinci düzey USG ya da ayrıntılı USG olarak da isimlendirilen detaylı sağlık taramasıdır ve siyah-beyaz yapılır. İnceleme yaklaşık 20-30 dk.ve bazen pozisyon sağlanamazsa daha uzun sürebilir. İşlem bittikten sonra teknik koşullar elverdiği ölçüde 4 boyutlu renkli görüntü alınır. Temel olarak bebeğin yüzünün görüntülenmesidir. Ancak annenin kilosu ve cilt kalınlığı, amnion sıvı miktarı, bebeğin pozisyonu gibi faktörler uygun olmadığı taktirde renkli görüntü almak mümkün olmaz.

II. Düzey USG, Ayrıntılı USG: Bebeğin bütün iç organları, beyni, yüzü, kalbi, bel kemiği, kol ve bacakları, el ve ayakları incelenir.

Bel açıklığı, ayakta eğrilik-içe dönüklük, göğüs kafesi içine fıtıklaşma (diafragmatik herni), göbek fıtığı (omfalosel ve gastroşizis), bel kemiği açıklığı (spina bifida), yarık damak-dudak, beyinde su toplama (ventrikülomegali, hidrosefali)ya da kist (koroid pleksus kisti), ense kalınlaşması, burun kemiği kısalığı, kol ve bacaklarda kısalık, kemiklerde eğrilik, oniki parmak barsak tıkanıklığı, böbreklerde büyüme, su toplama ya da kist ( polikistik böbrek, multikistik displastik böbrek, pelvikaliektazi), idrar torbasında büyüme (posterior ürtetral valv), barsakta parlama (ekojen barsak) ve kalpte parlayan nokta (intrakardiak ekojen fokus) gibi pek çok anomali ve belirteç saptanabilir. Kalp anomalilerinin yaklaşık %70-80 kadarı anne karnında saptanabilir. Çok küçük delikler ve bazı nadir görülen damar hastalıkları saptanamaz. Kromozom anomalilerine yönelik minör ve majör belirteçler taranır.

Ayrıca renkli doppler denilen inceleme ile bebeğin beyin damarı, göbek kordonu ve annenin rahim damarları değerlendirilir. Bu inceleme özellikle gelişme geriliği olan bebeklerde ve 6. aydan sonra daha önemlidir.

USG, görselliğe dayalı bir yöntemdir ve bebekteki olası anomalilerin yaklaşık %70-80 ini saptayabilmektedir. Dolayısıyla incelemenin normal olması, bebekte hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez. Örneğin makattaki bir tıkanıklık, barsaklarda genişleme yoksa şüphe uyandırmaz. Benzer şekilde mide genişliği normal ve polihidramnioz (amnion sıvısının normalin üzerinde olması) yoksa,yemek borusu tıkanıklığından şüphe edilemez. Kan hastalıkları ve hücresel düzeyde olan, örneğin enzim hastalıkları tesbit edilemez.

Down sendromu (Trizomi 21) nedir? Bir kromozom anomalisidir ve sadece genetik analiz, yani kromozom analizi ile tanı konabilir. Bu işlem ise gebelik haftasına göre korion villus biyopsisi, kordosentez ya da amniosentez ile yapılabilir. Buna alternatif olarak son zamanlarda giderek yaygınlaşan ve maternal (anne) kanında fetal DNA analizi ya da non-invaziv prenatal test (NIPT) denilen tarama testi anomali şüphesinde daha sıklıkla kullanılabilir hale gelmiştir. 10-24 hafta arası isteyen her gebe yaptırabilir. Ancak pahalı bir yöntemdir ve bu testte riski yüksek çıkan gebelere çoğunlukla amniosentez önerilir.

O zaman neden tarama testi yapılıyor? Amniosentez sırasında 1/100-300 oranında düşük riski olduğundan her gebeye değil, sadece riski yüksek çıkan gebelere amniosentez yapılır.

Riskin yüksek çıkması ne demektir? Yüksek risk için sınır değer 1/250 dir. Örneğin 1/50 yüksek risk olduğunu gösterir ve bu aslında şu anlama gelir. Aynı yaş ve gebelik haftasına sahip 50 gebeden 49 tanesinde bebek normal, 1 tanesinde ise Down sendromu olacaktır. Yani yüksek risk, bebeğin down sendromu olduğunu değil, kromozom analizi yapılması gerektiğini gösterir.

Down sendromu için risk nasıl hesaplanır? Bebeğin haftasına göre sırasıyla ikili, üçlü, dörtlü testler ve 18-23 hafta arasında ikinci düzey USG yapılmaktadır. Her test bir öncekinin devamı şeklindedir. Üçlü ve dörtü testlerde risk hesaplama sadece kan ile yapılır. İkili testte USG ve kan birlikte değerlendirilir. İkinci düzey USG de ise sadece ultrasonografi yapılır. Sayılan tüm bu testler tanı değil, tarama testidir. Temel amaç Down sendromu riskinin, yani oluşma ihtimalinin hesaplanması ve riski yüksek çıkan gebelere kromozom analizi yapılmasını önermektir.

İkili test nedir? İkili test, bebeğin zekasını yada Down sendromu (T21) olup olmadığını değil, Down sendromu oluşma ihtimalini hesaplar. T21 dışında T13 ve T18 gibi kromozom anomalilerinin oluşma ihtimali de hesaplanır. Bunlar arasında tanısı en zor olan Down sendromudur.

Ultrasonografide CRL (baş popo mesafesi), burun kemiği ve ense kalınlığı ölçülür. Bunlara ilaveten triküspit kapak (kalp kapağı) ve duktus venozus denilen damarın ölçümü testin doğruluğunu daha da artırmaktadır.

İkili testte ölçümlerin doğruluğu çok önemli olup, perinatolog veya bu konuda eğitim almış radyologlar tarafından yapılmalıdır. Fetal Medicine Foundation (FMF) isimli bir kurumun sertifikalandırdığı ve denetlediği hekimler ikili testi standartlara uygun, doğru bir şekilde yapmaktadır. Hastanemizde FMF programı kullanılmaktadır.

Sonografik ölçümler anneden alınan kan örneği ile birlikte değerlendirildikten sonra bebekte T21, T13 ve T18 oluşma ihtimali matematiksel olarak hesaplanmış olur. Bu testte ayrıca bebeğin kol ve bacakları, gözlerinin lensi, mide, idrar torbası, kafa kemiği, bel kemiği ve kordonu incelenir.

İkili testi kaçıran gebeler ne yapabilir? İkili testi kaçıran ya da ikili testte riski yüksek çıkan gebelere üçlü ve dörtlü testler yapılabilir. Bu testlerde sadece kan örneği alınır.

İkinci düzey USG de Down sendromu anlaşılır mı? Down sendromu olup olmadığı sadece kromozom analizi ile yapılabilir. Diğer tüm ikili, üçlü, dörtlü testler ile ikinci düzey USG tarama testidir ve tanı koyamaz. Sadece Down sendromunun oluşma ihtimalini hesaplar.

İkinci Düzey USG de Down sendromunda görülebilecek majör ve minör belirteçler taranır. Minör belirteçler Down sendromu çıkmadığı taktirde bebeğe zarara veren belirtiler değildir ve hastalık yapmazlar. Minör beliteç olarak femur ve humerus kısalığı (kol ve bacak ), hafif piyelektazi (böbrekte hafif genişleme), intrakardiak ekojen fokus (kalpte parlayan nokta), parlayan barsak ve artmış ense kalınlığı sayılabilir. Bunlar arasında ense kalınlığı en önemli olanıdır ve yüksek çıktığında T21 riskini yaklaşık 10 kat artırmaktadır. Minör belirteçlerin sayısı arttıkça T21 görülme ihtimali katlanarak artar.

Majör belirteçler ise Down sendromu çıksın yada çıkmasın bebekte hastalık yapacak bulgulardır. Majör belirteçler arasında VSD (kalpte delik), hafif ventrikülomegali (beyinde su toplama), duodenal atrezi (oniki parmak barsak tıkanıklığı) sayılabilir. Bu gebelere mutlaka amniosentez gerekir.

Belirteçlerin varlığı ve sayısı arttıkça Down sendromu olma ihtimali artar. Eğer bu ihtimal 1/250 nin üzerinde ise kromozom analizi önerilir. Down sendromu olup olmadığı yalnızca kromozom analizi ile mümkündür.

Hiçbir test yapılmazsa ne olur? Hiçbir test yaptırmayan gebede risk hesabı gebenin yaşı ve gebelik haftası esas alınarak yapılır. Yani her yaşa özgü belirlenmiş standardize bir risk vardır. Örneğin 20 haftalık bir gebelikte 25 yaş için risk 1/1147 iken, aynı gebelik haftasında 40 yaş için 1/82 dir. 35 yaşından sonra yaşa bağlı risk 1/250 nin üzerindedir ve kromozom analizi yapılması gereken gruba girmektedir. Ancak daha önce belirtildiği gibi, yapılan ikili, üçlü, dörtlü testler ve II. Düzey ultrasonografi ile bu risk yeniden hesaplanır ve her test bir diğerini yeniler. Bu durumda 40 yaşında bir gebede, tarama testleri sonucunda kromozom analizi yapmaya gerek kalmayabilr.

Bu testlerin yapılması zorunlu mudur? Down sendromu olması aile için sorun değilse, yani bebeği aldırmayacaksa, tarama testine gerek yoktır. Bu bir kromozom anomalisi olduğundan herhangi bir tedavisi yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki ikili test ve ikinci düzey USG nin amacı yalnız kromozom anomalisine yönelik tarama değildir. Aynı zamanda bebekte kalp hastalıkları, beyin anormallikleri, fıtık gibi pekçok yapısal anomaliler saptanmaktadır. Böylece doğumun tam donanımlı ya da yoğun bakım koşullarının olduğu bir sağlık kuruluşunda olması gerekliliği ya da doğum öncesi gerekli tedbirlerin alınması sağlanmış olur.

İkili ya da diğer testler iyi çıkmışsa bebekte Down sendromu olmaz mı? Tanı testi sonuçlarının iyi çıkması kromozom analizine gerek yok; sonucun kötü çıkması ise kromozom analizi gerekli anlamına gelir. Başka bir deyişle sonucun iyi olması bu bebekte Down sendromu olmayacağını garantilemediği gibi; sonucun kötü olması Down sendromu olduğu anlamına gelmez. Çünkü bu testlerin hiçbiri tanısal değildir.

Her gebenin bir Down sendromlu bebek doğurma ihtimali vardır. Fakat bu ihtimal çok düşük (örneğin ikili test sonucu 1/20.000) veya yüksek (örneğin 1/40) olabilir. Yani tarama testlerinin amacı riski 1/250 nin üzerinde olan grubu belirlemek ve riski yüksek çıkan gebelere kromozom analizi yapılmasını önermektir.

ONLINE İŞLEMLER