Esencan Hastanesi Facebook Sayfası Esencan Hastanesi Twitter Sayfası Esencan Hastanesi Instagram Sayfası Esencan Hastanesi Harita Esencan Hastanesi Telefon
444 0 212
Bilgi ve Randevu

varis-hastaligi-icerik-1

Varis özellikle deri altındaki toplardamarların genişlemesi, kıvrıntılı bir şekle bürünerek uzamasıdır.

Kalbin her atışta vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için dokulara gönderdiği kan atardamarlarla sağlanır. Dokular atardamarlarla gelen kandaki oksijen ve birtakım maddeleri kullandıktan sonra toplardamarlar ile kan kalbe geri döner. İşte özellikle her iki bacaktaki yer çekimine karşı pis kanı kalbe geri getiren bu damarların hastalığı varis hastalığı olarak tanımlanır.

Bacakta bulunan toplardamar sistemi iki bölümde incelenebilir, Yüzeyel toplardamarlar: ciltaltında yerleşmiş olup gözle görülebilirler. Sıkca bilinen varis hastalığı bu damarların hastalığıdır. Derin toplardamarlar: komşu oldukları atardamarlarla beraber derinde seyreder, gözle görülmezler.

Varisler yıllarca görünüm dışında bir şikayete yol açmadan kalabilir. Ancak zamanla varisler ağrılı hale de gelebilir.

Varisin oluşum mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Toplardamar duvarında zayıflık, basınç artışı ve genetik yatkınlık varis oluşumunda rol alan etkenlerdir. Gebelik, ayakta veya oturarak uzun süre kalmayı gerektiren durumlar, kabızlık, şişmanlık, sıkı kıyafetler giyilmesi basınç artışı yaratarak varis gelişimine katkıda bulunabilir. Yine gebelik, hormon kullanımı, yaşlılık, sigara, kadın cinsiyet damar duvarında zayıflık yaratarak varis gelişimine katkıda bulunabilir. Akrabalarda varis olması gibi genetik etkenlerde varis gelişimine katkıda bulunabilir. Bunların dışında derin toplardamarlarda tıkanıklık yada pıhtı olan kişilerde ileride varis gelişme olasılığı daha fazladır.

Varis hastalığında genellikle yüzeyel toplardamarlardaki kapakçık sisteminde yetmezlik vardır. Bu kapakçıklar pis kanın yerçekimine karşı olarak kalbe geri dönmesinde görev alır. Bu kapakçıkların yetmezliğinde kan yukarıya kalbe doğru ilerleyemez geriye-aşağıya doğru reflü(kaçış) gerçekleşir, aşağıdaki toplardamarlarda basinç artışı oluşur ve toplardamarlar genişler, uzar, kıvrılır ve varisler oluşur.

Bu hastalık en sık kasıkla ayak bileği arasındaki safen toplardamarında gözlenir. Yine en sık olarak safen toplardamarının kasıkta derin toplardamar olan femoral toplardamara döküldüğü yerdeki kapakçık yetmezliğine bağlı aşağıya doğru diğer kapakçıklarda da yetmezlik gelişmesi sonrası görülür.

Bir diğer neden ise derin toplardamarlarda pıhtılar sonucunda oluşan tıkanıklıklardır. Böyle durumlarda tıkalı olan damarı aşabilmek için kan yüzeyel toplardamarlara yönelip, onlarda basınç artışı sonucu genişlemesine ve varis haline dönmesine neden olur.

Varis hastalığı için risk faktörleri:

  • yaşlılık
  • gebelik (vücutta dolaşan kan miktarında artma ve karın içi basıncın artması sebepleriyie)
  • ailede varis hastalığı olması ( genetik yatkınlık)
  • hormonal değişiklikler (doğum kontrol hapları, östrojen ve progesterone içeren haplar, bluğ çağına grime, menapoz, gebelik)
  • güneşlenmek veya bronzlaşmak
  • şişmanlık
  • derin toplardamar tıkanıklığı geçirmiş olmak
  • uzun süre ayakta kalmayı gerektiren mesleklerde çalışmak (berberlik, öğretmenlik, v.b)

Varis hastalığının belirtileri:

  • Varis hastalığının en sık belirtisi görünüm ve kozmetik şikayetler sayılabilir. Bacaklarda ağrı, şişlik, ağırlık hissi, çabuk yorulma, uyuşukluk, kaşıntı ve deri renginde koyulaşma diğer belirtileridir.
  • Varis hastalığının tanısında fizik muayene ve toplardamar renkli ultrasonografisi olarak adlandırılan Venöz Doppler USG ‘ dir.

Varis çeşitleri:

1.Büyük toplardamar varisleri:

Daha öncede bahsettiğimiz gibi kapakçık yetmezliğine bağlı olarak gelişen en sık baldır bölgesinde ve kasığın iç yüzünde olmakla beraber kasıkla ayak bileği arasında herhangi bir yerde gözlenebilen, sıklıkla derinin rengini değiştirmeyen ve deriden kabarık şekilde izlenen varislerdir.

2.Telenjektazi (kılcal damar varsileri):

Sıklıkla 30-50 yaş arası beyaz tenli kadınlarda görülen örümcek ağına benzeyen çizgisel oluşumlar şeklinde kendini gösteren varislerdir. Deriden kabarık değillerdir, deride mavi veya kırmızı renk değişikliğine sebep olurlar. Görüntü dışında bir şikayet oluşturmazlar.

3.Retiküler varisler:

Deriden hafif kabarık, mavi renkli ve sıklıkla dizin arkasında gözlenen varislerdir.

Varis hastalığı tedavi edilezse ileri dönemlerde ayak bileği çevresinde yara (venöz ülser), varisli damarın delinip dışa kanama olması, varis içinde pıhtı oluşumu ve derin damarlarda pıhtı gelişmesi ve akciğere pıhtı atması, toplardamarda iltihap oluşumu gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.

Varis oluşumunu engellemek için yapılması gerekenler:

  • Uzun süre ayakta sabit durmaktan ya da oturmaktan kaçınmak,
  • Uzun süre oturulması gereken durumlarda örneğin yolculuklar sırasında yada ofiste otururken her saat kısa yürüyüşler yapmak,
  • Otururken bacak bacak üstüne atmamak,
  • Kan dolaşımını engelleyecek sıkı kıyafetler giymemek,
  • Bacakları aşırı ısıdan korumak: Hamam, kaplıca ve sauna gibi sıcak ortamlar damarların genişlemesine ve şikayetlerin artmasına yol açabilirler.
  • Yürüyüş, koşu, bisiklet sürme, yüzme gibi düzenli egzersiz, baldır kaslarını çalıştırarak kanın pompalanmasına ve bacaklarda birikmemesine yardımcı olur.
  • Bacaklardaki yükü azaltmak için ideal vücut ağırlığında olmak,
  • Varis yada destek çorapları kullanmak. Ayakta durmayı gerektiren meslekler, ailede varis öyküsü yada yeni başlamış varisler gibi varis gelişimi için riskli durumlar varlığında en azından diz altı düzeyine kadar uzanan düşük basınçlı korucu varis çoraplarının kullanılması da gerek bireylerin şikayetlerini azaltmada gerekse varis oluşumunu engellemede oldukça etkilidir.
  • Karın içi basıncının artmasını ve bacaklarda kanın göllenmesini engellemek için kabız kalmamak.

Varis Hastalığının Tedavisi

Varis hastalığındaki tedavinin amacı varise neden olan ama hastanın genelde farkında olmadığı yetmezlikli damarı ve hastanın şikayetçi olduğu varisleri ortadan kaldırmakdır.
Varise neden olan damar kasıkla ayak bileği arasındaki safen toplardamarıdır. Ana amaç bu damarın ameliyat, laser, radyofrekans veya köpük ile tedavi edilmesidir. Damarı içerden ilaç vererek tıkamayı sağlayan köpük tedavisi en kolay ve en az ağrılı ancak tek başına yapıldığında varisin tekrarlama olasılığının en yüksek olduğu tedavidir. Laser ve radyofrekansta ise diz hizasından damar içine bir kateter yerleştirilmekte ve bu kateterden laserde yüksek enerjili bir ışın, radyofrekansta ise radyodalgaları verilerek oluşturulan ısı ile damarın içerden yakılması/dağlanması sağlanmaktadır. Varise neden olan damarın cerrahi olarak çıkartılması olan ameliyat en klasik tedavidir ve genelde anestezi ile yapılır.

Yrd. Doç. Dr. Serhan YILMAZ
Genel Cerrahi Uzmanı

 

ONLINE İŞLEMLER