Blog

Apandisit Nedir? | Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri

Apandisit Nedir?

Kalın bağırsağın başlangıç kısmında bulunan, yaklaşık 5-6 cm boya ve 2-3 mm çapa sahip, kör bir bağırsak parçasının mikrop kapması durumunda ortaya çıkan hastalık apandisit olarak adlandırılır. Tıp dilinde “apendisk” olarak bilinen bu küçük organın görevi tanımlanabilmiş değildir, bununla beraber, yaşamın ilk yıllarında (0 – 5 yaş arası) bağırsağın savunma mekanizmasını düzenlediği kabul edilmektedir.

Vaka takibi yapıldığında, apandisite ilişkin sorunların 3 yaşından sonra ortaya çıktığı söylenebilmektedir. 35 yaşından sonra nadiren çıkan apandisit, erkeklerde ve kadınlarda aynı sıklıkta görülmektedir.

Apandisit Neden Olur?

Apendisitin iltihaplanması, bağırsağın başlangıcında bulunan kesenin tıkanmasından kaynaklanır. Çoğu vakada bu organın tıkanması, dışkıdan keseye geçen kireçlenmiş bir taştan kaynaklanır. Bunun dışında viral enfeksiyonlar, parazitler, safra taşı veya bazı tümörlerin de apendiksin tıkanmasına neden olduğu bilinmektedir.

Apendiksin tıkanması bakteriyel büyümeye işaret etmektedir; bu sorun, bağırsaktaki kan akışı düzenini bozarken, bu bölgenin iltihaplanmasına sebebiyet verir. Bu durum, bahsi geçen organın hasar görmesine ve bu bölgedeki dokunun ölümüne yol açar. Acil bir şekilde müdahale edilmediği halde, kese patlar.

Olası bir patlamanın ardından iltihaplı bakteriler çevre dokulara yayılarak, komplikasyon oluşmasına sebep olur. Öyle ki, bazı durumlarda hasta oluşan bu komplikasyonlardan dolayı hayatını tehdit edebilecek sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle apandisit için erken teşhis ve müdahale şarttır.

Apandisit Belirtileri Nelerdir?

Apandisit yaygın olarak karın çevresindeki ağrı ile karakterizedir. Bu ağrı oldukça şiddetli ve süreklidir; bazı durumlarda ise karnın sağ tarafında etkili olarak, hastaya oldukça zor bir süreç yaşatır. Pek çok hasta, bu ağrı sebebiyle uykusundan uyandığını bildirmektedir.

Apandisitin diğer belirtileri sürekli olarak yorgun hissetme, iştahsızlık, mide bulantısı, ishal, düşük vücut sıcaklığı, kusma, gaz sancısı, vücudun belirli bölgelerinde kızarma ve karında şişkinliktir.

Bu belirtiler, tüm hastalarda ortak olarak gözlenmeyebilir; fakat, karnın alt kısmında oluşan şiddetli ağrı tüm vakalarda görülür. Bu nedenle karnın sağ alt tarafında başlayan ağrı her zaman dikkate alınmalı ve sürekli olduğu durumda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Apandisit Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Apandisit teşhisi, çeşitli testlere geçmeden önce, doktor tarafından gerçekleştirilen ayrıntılı muayeneni ardından konur. Karın civarında şiddetli ve sabit ağrı varsa, enfeksiyon riskine karşı kan testi talep edilebilir. Kan testi teşhisin koyulmasını doğrudan sağlamaz; yardımcı bir araç olarak görev alır.

Hastalığın tedavisi kişiden kişiye değişebilir ancak yaygın olarak ameliyat seçeneğine başvurulur. Özellikle bağırsaktaki kesecikte yırtılma ya da içindeki sıvının sızması söz konusu, hasta ameliyata acil bir şekilde alınır. “Apendektomi” olarak adlandırılan apandisitin alınması işlemi, açık cerrahi veya laparoskopik yöntem ile gerçekleştirilir.

Buna ek olarak, apendiks bölgesinde bulunan ve içi sıvı dolu olan kesecik patlayıp diğer organlara sıçramamış ise, ilk aşamada antibiyotik tedavisi tercih edilir. İlk basamaktaki bu tedavinin ardından, çeşitli tıbbi teknikler ile apse boşaltılır ve bu işlemin ertesinde sorun teşkil ediyor ise apandisit vücut dışına alınabilir. Medikal kayıtlara göre, bazı durumlarda cerrahi işlem gerekmeden bu sorun kendiliğinden ortadan kaybolabilir.

Apandisit Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Apandisit tedavisinde en çok tercih edilen yöntem karın kesiği açılarak yapılan laporoskopik ameliyattır. Bu ameliyatta doktor, kesilerden karın boşluğuna, ucunda kamera bulunan ince bir medikal boru vasıtasıyla ulaşır ve özel tıbbi aletler ile enfeksiyonlu organı vücuttan dışarı çıkartır. Laporoskopik ameliyatın daha fazla tercih edilmesinin nedeni iyileşme süresinin kısalığı, daha az ağrılı olması ve minimal kesilerdir. İleri yaşta olan veya obezite problemi bulunan kişilerde çoğunlukla bu yöntem kullanılır.

Ancak laporoskopik yöntem her hasta için uygun değildir. Özellikle enfeksiyonun çevre bölgelere yayıldığı vakalarda, karın boşluğunun enfeksiyondan arındırılması noktasında laporoskopik yöntem yetersiz kalır. Ciddi vakalarda cerrahi yöntemin kullanımı çok daha yaygındır.

Apandisit Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıl İşler?

Cerrahi yöntem ile gerçekleştirilmiş sıradan bir apandisit tedavisinin ardından, hasta 1 gün süreyle hastanede misafir edilir. Fakat daha komplike apandisit vakalarında bu süre bir miktar uzayabilir. Apandisit ameliyatını takip eden ilk birkaç gün, düşük seviyede ağrı hissedilmesi oldukça normaldir. Bununla beraber, laparoskopik cerahi sonrasında omuzda bir hafta kadar ağrı hissedilebilir, bu pompalanan gazdan kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, operasyon sonrası kabızlık baş gösterebilir. Bunun için lifli gıdalar tüketilmeli ve bol su içilmelidir.

Ameliyatın hemen ardından, pek çok operasyonda olduğu gibi, ağır kaldırmak yasaktır; Bu tip bir hareket işlem görmüş bölgeye zarar vererek, halihazırda dayanıksız olan dokuların iyileşmesini engeller. Bu nedenle tam iyileşme gerçekleşene kadar kuvvet gerektiren işlerden kaçınmak önemlidir.

Ameliyat sonrası açık yaralara, özellikle duş alırken su değdirilmemeli ve kesi yapılan alan temiz tutularak enfeksiyondan korunmalıdır. Buna ek olarak, dikiş bakımının özenli bir şekilde yapılması doku iyileşmesinin kısa sürede gerçekleşmesini sağlar. Bu amaçla doktor tarafından belirtilen aralıklar ile pansumanı değiştirmek; akıntı ve koku takibi yapmak elzemdir. Bazı dikiş tipleri doku içinde kendiliğinden çözündüğü için, alınmasına gerek yoktur; bazılarının ise ameliyattan belirli bir süre sonra alınması gerekir. Bu konuda doktordan detaylı bilgi alınmalıdır.

Ameliyat sonrası çoğunlukla ağrı kesiciler kullanılır; bu ilaçların dozu ve kullanımı ile ilişkili olarak doktor önerilerini takip etmek oldukça önemlidir.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın