Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir? | Nedenleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

bruksizm-nedir
Ağız Ve Diş Sağlığı

Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir?

Tıp dilinde “bruksizm” olarak tabir edilen diş sıkma, temelde bilinçsiz bir şekilde ortaya çıkan nöromüsküler bir aktivitedir. Yaygın olarak uyku sırasında meydana gelen, bu yüzden de bir uyku bozukluğu olarak kabul edilen bu problemin kontrol altına alınması genel sağlık açısından oldukça önemlidir. Öyle ki, kasların ciddi biçimde kasılmasına neden olan diş sıkma, vücutta pek çok sorunun (miyofasiyal kas ağrısı, temporomandibular eklem disfonksiyonu vb.) ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir.

Dünya genelinde, cinsiyetten bağımsız olarak milyarlarca insanı etkileyen bruksizm, yaygın olarak çocuklarda (17 yaş ve altı) görülmektedir; sorundan en az şekilde etkilenen yaş grubu ise 65 yaş üstüdür.

Diş Sıkmanın Vücut Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi, diş sıkma çene çevresindeki kaslara, dokulara ve diğer yapılara ciddi oranda baskı uygular. Bu da, aşağıdaki sorunlara zemin hazırlar:

  • Diş etlerinde ağrı ve çekilme hissi,
  • Diş minesinde ciddi boyutlara ulaşan aşınma ve enfeksiyon,
  • Şiddetli çene ağrısı ve çene kaslarında sertleşme,
  • Çene eklemlerinin ileri derecede hasarlanması – çene çıkığı ve çenede kilitlenme,
  • Tedaviye cevap vermeyen şiddetli baş ağrısı,
  • Temporomandibular eklemin kulak kanalına yakın olması nedeniyle kulak ağrısı,
  • Dişlerin oklüzal yüzeylerinde aşınma; özellikle azı dişlerinin hasarlanması,
  • Temporomandibular eklem (TME) sendromu,
  • Dişlerde aşınma ve şiddetli vakalarda kırılma,
  • Yüz kaslarında ağrı.

Tüm bu sorunlardan kurtulmak için bir hekime başvurmak ve sorunun kaynağını öğrenmek şarttır. Bilindiği gibi, diş sıkma probleminin ortadan kaldırılabilmesi için buna neyin neden olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bruksizm, kişinin kontrolü ve bilinci dışında geliştiği için, yukarıdaki sorunları yaşıyor olmak, kişinin bu türden bir uyku bozukluğuna sahip olduğunu gösterebilir.

Diş Sıkmanın Nedenleri Nelerdir?

Diş sıkmanın nedeni belirsizliğini koruyor olsa da, uzmanlar buna sebep olacak bazı faktörlerden bahsetmektedir. Buna göre, toplumun ciddi bir kısmını etkileyen bu uyku bozukluğu, en çok olumsuz bir duygunun yoğun olarak yaşandığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Kişinin aşırı stresli, öfkeli ya da endişeli olduğu durumda, diş sıkma problemi gözlenebilir. Bununla bağlantılı olarak, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlar da bu problemi tetikleyebilir.

Bununla beraber, son dönemde yapılan birtakım bilimsel araştırmalar, bruksizm ile beyin aktivitesi ve kalp atış hızı artışının bağlantılı olduğunu göstermektedir; bu da, bu sorunun merkezi sinir sistemi ile ilişkili olduğu fikrini uyandırmaktadır.

Diş sıkmanın nedeni olabilecek diğer faktörler ise şöyledir:

  • Dişlerin düzgün bir şekilde birleşmemesi – oklüzal tutarsızlık,
  • Özellikle uyku sırasında ortaya çıkan, yüz kaslarında meydana gelen spazmlar,
  • Çarpık veya eksik diş (diğer dişlerin tahriş olmasına sebep olur),
  • Birtakım antidepresanlar ve antipsikotiklerin yan etkisi,
  • Huntington ve Parkinson hastalığı gibi nörolojik durumlar,
  • Kronik yorgunluk,
  • Aşırı alkol ve sigara tüketimi,
  • Bir başka uyku bozukluğu olan uyku apnesi – horlama.

Ek olarak, özellikle küçük çocuklarda diş sıkma problemi, diş çıkarma ağrısı (hem ilk dişler hem de daimi olanlar için geçerlidir) ile bağlantılı olarak gelişebilmektedir. Yine çocuklarda, stres ile ilişkili olarak ortaya çıkabileceği gibi, hiperaktivite bozukluğunun bir semptomu olarak da gözlemlenebilir.

Bruksizm Teşhisi Nasıl Konur?

Resmi verilere göre çocuklarının yüzde 14 ila 20’sini etkileyen bruksizme ilişkin teşhis, genellikle ortodonti uzmanları tarafından, çeşitli tıbbi testlerin tamamlanması ile konulmaktadır. Muayene için bir sağlık merkezine başvurulmasının akabinde hekim, diş aşınmasının ve genişlemiş çene kaslarının olup olmadığını araştırarak, hastaya çeşitli sorular yöneltir.

Bununla beraber, diş sıkma problemini teşhis etmenin en güvenilir yolu elektromiyografik (EMG) ölçümlerdir. Bu ölçümler ile çiğneme için kullanılan masseter ve temporalis kasları, elektrik sinyalleri yardımıyla incelenir. Testlerin sonuçlarının yanı sıra, hekim, kişinin psikolojik açıdan sorunlu bir dönemden geçip geçmediğini öğrenmek isteyebilir.

Diş Sıkma Nasıl Tedavi Edilir?

Pek çok sağlık sorununda olduğu gibi, bruksizmin ortadan kaldırılma sürecinde tedavi, sorunun nedenine göre kurgulanır. Bununla beraber, dış sıkma problemini tamami ile tedavi eden ortak bir yöntemden bahsetmek mümkün değildir ancak semptomları hafifletmek için seçenekler mevcuttur.

Kişi, günün her saatinde dişlerini sıkıyor ise fizik tedavi veya egzersizler ile sorunun ortadan kaldırılması mümkündür; fakat, bireyin kontrolü dışında, gece ortaya çıkan bozukluklar için farklı çözümler değerlendirilmektedir.

Uyku sırasında çene hareketlerini kontrol etmek mümkün olmasa da, bruksizme ilişkin sorunları ortadan kaldırmak adına birtakım egzersizler geliştirilmiştir. Genellikle dudakları kapalı tutarken, dişleri birbirinden ayırarak dili yukarıda tutmayı sağlayan bu egzersizler sayesinde diş sıkma problemi ciddi oranda azaltılabilmektedir.

Egzersizlerin işe yaramadığı durumda ise, diş hekimi tarafından kişiye özel olarak tasarlanan ağız koruyucular ile ısırma kuvveti absorbe edilerek, dişlerin zarar görmesi engellenebilir. Bu türden koruyucular bruksizme neden olan asıl faktörü ortadan kaldırmasa da, gelecek dönemde meydana gelebilecek hasarları önler.

Bir diğer tedavi yöntemi ise nörotransmiterlerin düzenlenmesinde yardımcı olan birtakım reçeteli ilaçların kullanımıdır. Bununla beraber, sürekli olmaması şartı ile uyku öncesi – hekim onay veriyor ise – kas gevşetici kullanılabilir.

Bunlar dışındaki tedavi yöntemleri ise tamamen diş sıkma probleminin kaynağının iyileştirilmesi prensibine dayanmaktadır. Buna göre altta yatan asıl sebep psikolojik sorunlar veya uyku apnesi ise bu sorunların ortadan kaldırılması esastır.

Bruksizm Nasıl Önlenir?

Diş sıkma problemini önlemek için şu öneriler takip edilebilir:

  • Stres yöntemi yapmak,
  • Uyku öncesinde parlak ekranlardan (bilgisayar, tablet, telefon vb.) uzak durmak ve tam karanlık bir odada bulunmak,
  • Yan dönmüş bir vaziyette veya yüzüstü uyumak,
  • Sağlıklı bir uyku öncesi aktivitesi oluşturmak (yoga yapmak, müzik dinlemek veya sıcak bir banyo yapmak),
  • Gün içinde, yüksek oranda kafein ya da alkol içeren yiyecek ve içeceklerden kaçınmak,
  • Sakız çiğnemeye son vermek,
  • Gün içinde hafif egzersizler yapmak ve aşırı yemek yememeye dikkat etmek.

Sorularınız veya Yorumlarınızı Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir