Düzenli Uykunun Önemi | Uykunun Bağışıklık Üzerindeki Etkisi

duzenli-uykunun-onemi
İç Hastalıkları (Dahiliye)
  1. Kalp Sağlığı Açısından Yararlıdır
  2. Vücudun Enerjik Hale Gelmesini Sağlar
  3. Kan Şekerini Dengeler
  4. Hafızayı Geliştirir & Öğrenmeyi Kolaylaştırır
  5. Vücudun Zararlı Organizmalarla Savaşmasına Yardımcı Olur
  6. Kilo Kontrolünü Sağlar
  7. Ruhsal Açıdan İyileştirir & Stresi Azaltır
  8. Vücudun Kendini Yenilemesine Yardımcı Olur

Basit bir unsur gibi görünse de düzenli uyku, pek açıdan sağlığı olumlu bir biçimde etkileyerek hayat kalitesini artırmaktadır. Bugüne kadar birçok araştırma göstermiştir ki, düzenli olarak 7 – 8 aralığında uyuyan yetişkinler, hem fiziksel hem de ruhsal pek çok hastalığa karşı dirençlidir. Tabi ki bu noktada uykuda geçirilen toplam sürenin yanı sıra, kalitesi de dikkate alınmalıdır. Kişi, uzun saatler uyuduktan sonra hala kendini yorgun hissediyor ise bir terapist ile görüşmelidir.

Uzmanlar tarafından farklı yaş grupları için önerilen uyku süreleri şöyledir:

  • Gençler için 8 – 10 saat,
  • Okul çağındaki çocuklar için 9 – 12 saat,
  • Okul öncesi çocuklar için 10 – 13 saat,
  • Yeni yürümeye başlayan çocuklar için 11 – 14 saat,
  • Bebekler için 12 – 16 saat.

Bu süreler dâhilinde, düzenli bir biçimde uyumanın vücuda olan katkıları ise aşağıdaki gibidir;

  1. Kalp Sağlığı Açısından Yararlıdır

Günümüzde yapılan pek çok bilimsel çalışmada, uyku eksikliği, kalp hastalığı ve felç için risk faktörü olan kan basıncının (tansiyon) ve kolesterolün kötüleşmesi ile ilişkilendirilmiştir. Bunun tam tersi bir biçimde, 7 ila 8 saat uzunluğunda bir uykuda kan basıncı düşer, kalp ve kan damarları dinlenir. Bu da kalbin daha sağlıklı olmasına katkı sağlar.

  1. Vücudun Enerjik Hale Gelmesini Sağlar

İyi bir gece uykusu, kişinin ertesi gün kendisini enerjik hissetmesini sağlarken, günlük aktivitelerinde onu daha verimli ve pozitif kılar. Bu da bağışıklığı güçlendirirken, kişiyi zihinsel ve fiziksel zorluklara karşı daha dayanıklı kılar. Düzenli ve kaliteli uyku ayrıca vücuttaki kas onarımının tamamlanmasına da katkı sağlar ve tüm bu artılar motivasyonu yükseltir.

  1. Kan Şekerini Dengeler

Uykunun en derin aşamasında, kandaki glikoz miktarı (kan şekeri olarak da bilinir) düşer. Bu da uyku süresi azaldıkça glikoz miktarındaki düşüsün de azalacağı anlamına gelir. Bununla beraber, yetersiz uyku diyabet gelişimi için yeni ve önemli bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır. Öyle ki, son dönemde yapılan çalışmaların pek çoğunda diyabetli kişilerin 4’te 3’ünde uyku problemi olduğu belirlenmiştir. Bu da yetersiz uyku ve şeker hastalığı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Bu sebeple, uzmanlar tarafından 7 – 8 saat aralığında uyumak önerilir; düzenli bir uyku ile tip 2 diyabete yakalanma olasılığı da azalacaktır.

  1. Hafızayı Geliştirir & Öğrenmeyi Kolaylaştırır

Kaliteli uyku miktarı azaldıkça, kişiler ayrıntıları hatırlamakta güçlük çekmeye başlar. Bunun sebebi, uykunun hem yeni şeyler öğrenmede hem de mevcut bilgileri hatırlamada büyük rol oynamasıdır.

Düzenli ve kaliteli bir uyku, konu ne olursa olsun tam odaklanmayı sağlarken, yeni bilgilerin zihne kaydedilmesini kolaylaştırır. Anıların ve kişi için önemli olan ayrıntıların düzgün bir şekilde depolaması için de yeterli süre içinde zihnin ve vücudun dinlenmesi önemlidir.

  1. Vücudun Zararlı Organizmalarla Savaşmasına Yardımcı Olur

Düzenli uykunun en önemli işlevlerinden biri bağışıklığı doğrudan, olumlu bir biçimde etkilemesidir. Bilindiği gibi bağışıklık sistemi vücuttaki zararlı bakteri ve virüsleri tespit ederek, herhangi bir hastalık ortaya çıkmadan önce onları yok eder. Fakat uzun süreli bir uykusuzluk durumu söz konusu olduğunda bağışıklık hücreleri çalışma şeklini değiştirerek daha yavaş bir şekilde ve uzun aralar ile zararlı organizmalara saldırlar düzenler. Bu da, özellikle enfeksiyona bağlı sorunların ilerlemesine neden olurken, kişinin bağışık sistemine de ciddi oranda zarar verir.

Buna ek olarak, bazı araştırmalar özellikle meme ve kolon kanserine yakalanan kişilerin birçoğunun kaliteli gece uykusundan mahrum kaldıklarını ortaya koymuştur. Bunun sebebi, uyku döngüsünü düzenleyen bir hormon olan melatonin seviyelerindeki düşüştür. Öyle ki, melatonin, aşırı büyümeye yatkın olan hücreleri baskılayarak, kansere karşı koruma sağlamaktadır.

  1. Kilo Kontrolünü Sağlar

Kilo verme & sağlıklı bir kilo kalma ve uyku arasındaki korelasyon aslında çok açıktır: iyi dinlenen vücut, daha az besine ihtiyaç duyar. Uykudan mahrum kalmak, iştahı kontrol altında tutan leptin ve grelin hormonlarının dengeli bir biçimde salgılanmasını engeller. Düzenli uykunun alınamaması durumunda ise özellikle şeker ve karbonhidrat yönünden zengin olan yiyeceklere karşı direnç azalır. Bununla beraber, hâlihazırda yorgun olan vücut harekete açık olmaz, bu durumda da kilo almak kaçınılmaz bir hale gelir.

  1. Ruhsal Açıdan İyileştirir & Stresi Azaltır

Uyku kalitesi ve süresi azaldıkça, beyinin, dış dünyada olup bitenlere karşı nasıl tepki vereceğine karar verme süresi de azalır. Bu durumda, kişi zihnen dinlenemez ve duyguları işleyememiş olması sebebi ile daha fazla olumsuz tepkiye sahip olma eğilimi gösterir. Buna ek olarak, kronik uyku eksikliği duygudurum bozukluğunu da beraberinde getirir. Öyle ki, son dönemde yapılan kapsamlı araştırmalarda uykusuz kalan kişilerin, depresyon gelişme olasılıklarının, düzenli uyuyan kişilere kıyasla beş kat daha fazla olduğu ortaya koyulmuştur. Aynı durum, kaygı veya panik bozukluğu için de geçerlidir.

Bununla beraber, stres hormonunun düşüşe geçmesini sağlayan uyku, strese ve kaygıya bağlı olarak gelişen çeşitli sorunların ortadan kalkmasında da oldukça etkilidir. Düzenli bir biçimde dinlenerek, hayata daha olumlu bir şekilde bakmak ve gün içinde karşılaşılacak olan duygusal zorluklarda başa çıkma seviyesini artırmak mümkündür.

  1. Vücudun Kendini Yenilemesine Yardımcı Olur

Uyku, temelde bir rahatlama periyodu olarak kabul edilse de, vücudun, gün içinde olduğundan daha fazla protein üreterek, hücrelerin yapı taşlarını oluşturduğu bir süreçtir. Bu süreçte, başta stres ve ultraviyole ışınları olmak üzere pek çok zararlı unsurun vücuda vermiş olduğu hasarlar onarılır; bu şekilde baştan ayağa bir yenilenme gerçekleşir.

Sorularınız veya Yorumlarınızı Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir