Blog

Anne Sütünün Önemi Ve Emzirmenin Faydaları

 

Yeni Doğanlar İçin Anne Sütünün Önemi Nedir?

Tıp dilinde ”kolostrum” olarak isimlendirilen anne sütü, annenin vücudu tarafından doğal olarak üretilen ve yeni doğanların beslenmesi amacıyla kullanılan süttür. Bu süt, hiçbir besin maddesinde bulunmayan kimyasal içeriğiyle her bebek için özeldir; öyle ki her annenin sütü beslenme ile ilişkili olarak farklı besin değerlerine ve özelliklere sahiptir.

Bebeğin sindirim sistemine ve böbreklerine uygun yoğunlukta olan anne sütü, yeni doğan için gerekli vitamin, mineralleri ve proteinleri içerir. Anne sütü ayrıca, enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan bilinen en güçlü doğal sıvıdır.

Anne sütünün ne derece önemli olduğunu yapılan bazı araştırmalar ile de ortaya koyulmuştur. Buna göre, anne sütü ile beslenen kız bebeklerin ileride meme kanserine yakalanma riski, mama ile beslenenlere göre %25 oranında daha azdır. Benzer şekilde, anne sütü ile beslenme tip 1 diyabet riskini de ciddi oranda azaltır.

Bununla beraber daima temiz ve verilmeye hazır olan anne sütü, bebeklerin bağırsaklarının temizlenmesi noktasında da oldukça etkilidir: Bağırsaklarında “mekonyum” adı verilen koyu kıvamlı yapışkan madde ile doğan bebeklerin bu maddeden arınmasının tek yolu da anne sütüdür. Ayrıca, bağırsakları tutan Crohn hastalığından bebeği korumak da ancak bu doğal sıvı ile mümkündür.

Bebek için doğal bir sakinleştirici olan ve bebeğin uykuya kolay geçmesini sağlayan anne sütünün koruma sağladığı diğer hastalıklar aşağıdaki gibidir:

  • Kulak enfeksiyonları,
  • Astım ve alerji,
  • Düşük bağışıklık,
  • Bakteriyel menenjit,
  • Juvenil eklem romatizma
  • İshal,
  • Solunum sistemi enfeksiyonları,
  • Lenfoma,
  • Obezite,
  • Diş problemleri,
  • Pişik başta olmak üzere bebeklere özgü cilt problemleri,
  • Reflü başta olmak üzere mide sorunları,
  • Görme kusurları.

Emzirmenin Faydaları

Emzirme temelde bebeğin zihinsel ve bedensel gelişimini sağlamanın ilk adımı olarak kabul edilir. İlk 6 ayda anne sütü haricinde hiç bir ek gıdaya gereksinim duymayan bebekler, emzirme faaliyeti ile pek çok hastalıktan korunur. Emzirme anında da anne sütü içerisinde bulunan “endorfinler” vasıtasıyla, var ise bebeğin gaz sancısı ve ağrıları da ortadan kalkar. Bilindiği gibi, huzurlu bebek, huzurlu ebeveyn anlamına gelir.

Emzirmenin bir diğer faydası, bebeğin çene kaslarının düzgün bir biçimde gelişmesini sağlamasıdır. Bebek, biberon ile karşılaştırıldığında, memeden süt almak için 60 kat fazla enerji harcar; bu, çene ve diş sağlığı için oldukça olumludur.

Emzirme, bebeğin temel bir ihtiyacının giderilmesinin dışında, anne ve bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını da sağlar. Öyle ki bu bağ, çocukluk dönemine değin devam eder. Dolayısıyla emzirme, bebeğin ruhsal gelişimi için son derece önemlidir.

Emzirmenin Anne Sağlığına Yararları

Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi, emzirme yalnızca bebek açısından faydalı bir faaliyet değildir. Bebeğinin düzgün bir biçimde beslendiğini ve geliştiğini bilen annenin psikolojik açıdan güçlenmesinin yanı sıra, emzirme bedensel sağlık açısından da pek çok yarar sağlar.

Emzirmenin en büyük faydası, anneyi çeşitli kanser türlerinden korumasıdır. Yapılan birtakım araştırmalar, emzirmenin meme kanserini % 25 oranında azalttığını göstermektedir. Öte yandan,  over kanseri olarak da bilinen yumurtalık kanserinden korunma yolu da anne sütünün bebeğe verilmesi işlemidir. Benzer şekilde, emziren annelerin yaşamlarının ileriki evrelerinde kemik erimesi problemiyle karşılaşma ihtimali emzirmeyenlere göre 4 kat daha azdır.

Bunların yanı sıra, emzirme sırasında annenin vücudunda rahmin kasılmasını sağlayan “oksitosin” adı verilen hormon harekete geçer. Bu hormon, annelik dürtüsünü beslemesinin yanı sıra, doğum sonrasında rahmin onarılması noktasında oldukça etkilidir. Ayrıca, adı geçen hormon açık kan damarlarının kapanmasına yardımcı olarak, doğum sonrası kanamaların durmasını sağlar.  Buna ek olarak, rahmin doğum öncesi boyuta kavuşabilmesi için de emzirme önemli bir etkendir.

Doğum sonrası kiloların anneler için ciddi bir sorun olduğu düşünüldüğünde, emzirmenin bu noktada da anne sağlığına faydalı olduğunu söylemek gerekir. Basit ve mekanik bir etkinlik olarak görülse de emzirme sırasında anneler, günlük olarak yaklaşık 500 kalori harcar. Bu kalori miktarı ciddi aktiviteler ile kaybedilebilecek düzeydedir.

Tüm bunların yanı sıra, menopoz sonrasında osteoporoz ve kalça kırığı riskini ciddi biçimde azaltan emzirme faaliyeti, doğal bir doğum kontrol yöntemidir. Düzenli olarak emziren anneler, en az 3 ay süreyle gebelikten korunabilir.

İdeal Emzirme Süresi Ve Yöntemi

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF bebeklerin ilk 6 ay boyunca yalnızca emzirilmesini önerir. Bu süre boyunca sadece anne sütü ile beslenen bebekler, 2 yıl boyunca anne sütüne devam etmek koşuluyla ek gıdalarla desteklenebilir. Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi ise bu süreyi 12 ay olarak belirlemiştir.

İdeal emzirme yöntemi ile ilgili olarak uzmanlar, bebeğin ağladığı her an emzirilmemesini önerir. Bununla beraber, gece uykusu sırasında anne bebeği 2 saatte bir uyandırarak emzirmelidir. Bilindiği gibi düzenli bir biçimde emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını arttırır ve sütten kesilme ihtimalini düşürür. Bu noktada annenin, huzurlu, dinlenmiş ve sağlıklı bir biçimde beslenmiş olmasının önemli olduğunu da hatırlatmak gerekir.

Öte yandan, emzirmeden önce meme ucu hijyeninin sağlanması bebek sağlığı açısından elzemdir. Fakat temizlemek için çeşitli kozmetik ürünler veya sabun kullanmak da bebeğin meme başını tutamamasına neden olabilir. Bu durumda meme başı emzirmenin öncesinde ve sonrasında annenin kendi sütü ile temizlenmelidir.

Emzirme sırasında da bebeği sırtından poposuna kadar kavramak ve uygun bir destek kullanmak da önemlidir.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın