Blog

Göz Sararmasının Nedenleri Nelerdir? | Gözlerde Sarılık İle İlgili Her Şey

Göz Sararması Nedir?

Göz sararması, gözün “sklera” olarak tabir edilen beyaz kısmının, sağlıklı bir görünümden çıkarak sararması durumudur. Gözlerde sarılık, ciddi alınmasını gereken bir rahatsızlıktır; öyle ki, genellikle altta yatan bir sağlık sorununa işaret eder.

Göz sararmasına yaygın olarak aşağıdaki semptomlar eşlik etmektedir:

  • Mide bulantısı,
  • İştah kaybı,
  • Sürekli ve açıklanamayan yorgunluk,
  • Ani kilo kaybı.

Bu rahatsızlık yeni doğanlarda da sıklıkla görülür. Aşırı bilirubin birikimi nedeniyle, bebeklerde göz içi de dâhil olmak üzere tüm bedenin renginde ciddi bir sararma ortaya çıkabilir.

Göz Sararmasının Nedenleri

Göz sararması temelde sarılık hastalığının bir belirtisi olarak kabul edilir. Kandaki hemoglobinin parçalanarak dönüştüğü bilirubin adlı maddenin vücut tarafından temizlenememesi sonucunda sarılık meydana gelir. Bilirubin ciltte birikerek cildin sarı renkte görünmesine sebebiyet verir; bu durum zaman içinde gözleri de etkilemeye başlar.

Bununla beraber, sarılığı tetikleyen ve karaciğer, safra kesesi ve pankreasta var olan bir sorun, gözlerin sararmasına neden olabilir.

Bilindiği gibi karaciğer, kırmızı kan hücrelerinin parçalanması noktasında önemli bir göreve sahiptir. Karaciğer aşağıdaki sorunların biri veya birkaçı sebebiyle hasar gördüğü durumda sarılık ve bununla ilişkili olarak da gözlerde sararma ortaya çıkabilir:

  • Siroz,
  • Sıtma,
  • Aşırı alkol tüketimine bağlı karaciğer fonksiyonunda bozulma,
  • Karaciğer kanseri,
  • Karaciğer yağlanması,
  • Karaciğer enfeksiyonu,
  • Hepatit B ve C (Hepatit A, D ve E sarılığa nadiren neden olur),
  • Karaciğerde demir fazlalığı (hemokromatoz),
  • Karaciğerde bakır birikmesine sebep olan Wilson hastalığı,
  • Nadir bir kan hastalığı olan porfiria (porfiri).

Safra kesesinde gelişebilecek herhangi bir problem de gözlerde sararma görülme olasılığını tetikler. Yaygın olarak safra taşı, kist, tümör ve iltihap sebebiyle safra kanallarının tıkanması ile vücutta sarılık gelişir ve bu durum da göz akının rengini değiştirir.

Benzer şekilde, safra kesesi ile bağlantılı olan pankreas kanalının iltihaplanması veya tıkanması durumunda, safra düzgün bir şekilde boşaltılamayabilir. Bu da sarılığın ortaya çıkması için uygun bir ortam oluşmasını sağlar. Buna ek olarak pankreas kanseri de aynı etkilerin görülmesine neden olur.

Sarılığa, doğrudan bağlantılı olarak da göz sararmasına neden olan faktörlerden bir diğeri de kan hastalıklarıdır. Kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasını engelleyen aşağıdaki sorunlardan bir veya birkaçı göz akının renginin değişmesinden sorumlu olabilir:

  • Orak hücre anemisi,
  • Kullanılan ilaca bağlı olarak gelişen immün hemolitik anemi,
  • Kan naklinden kaynaklanan uyumsuzluk reaksiyonu.

Yukarıdakilere ek olarak vitamin eksikliği (özellikle B-12), kırmızı kan hücresi üretimindeki değişiklikler ve yetersiz beslenme de göz sararmasının nedeni olabilir. Ayrıca penisilin (amoksisilin / klavulanat), asetaminofen, doğum kontrol hapları, antidepresan ilaçlarının bir kısmı ve steroidler de gözdeki sarılığın kaynağı olarak kabul edilir.

Bunların haricinde, bilinenin aksine, A vitamini (beta karoten) bakımından zengin olan havuç, kabak ve kavun gibi yiyecekleri aşırı miktarda tüketmek cilt renginde değişikliğe sebep olsa da göz sararmasına neden olmaz. Aynı şekilde, tek başına, alkol almak da sararmanın ana nedeni olamaz. Fakat alkol uzun vadede karaciğere zarar vererek bu sorunu tetikleyebilir.

Göz Sararması İçin Doktora Başvurmak

Göz sararması aşağıdaki durumların görülmesi halinde zaman kaybetmeden doktora başvurmayı gerektiren bir sorun haline gelir:

  • Karın ağrısı,
  • Ateş ve titreme,
  • İdrarda koyulaşma,
  • Dışkının renginde değişim / soluklaşma,
  • Ciltte kaşıntı,
  • Burun kanaması,
  • Sürekli olarak bitkin hissetme,
  • Görünür bir sebep olmadan ciddi şekilde kilo verme,
  • Bacak veya karın bölgesinde şişme,
  • Geçmeyen eklem veya kas ağrısı,
  • Cilt renginde ciddi oranda koyulaşma,
  • Sürekli olarak hasta hissetme.

Bunlar oldukça ciddi belirtilerdir ve altta yatan sorunun oldukça önemli olduğunu gösterir. Göz sararması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurmak şarttır; özellikle bu belirtilerin var olması halinde bir doktorla görüşmek için kesinlikle beklememek gerekir.

Göz Sararması Tedavisi

Göz sararması tedavisi, sorunun altında yatan sebep incelenerek gerçekleştirilir.

Kişi karaciğerle ilişkili ciddi olmayan düzeyde bir sorun sebebi ile sarılık geçiriyor ise, doktor hastalığa ilişkin semptomları azaltmak adına ilaç reçete ederek, tedaviyi bu yolla sağlar. Aynı şekilde, viral hepatit ve karaciğer içi yaralanma var ise, antiviral ilaçlar ile karaciğer enfeksiyonu kurutularak sarılık kaynağı ortadan kaldırılır.

İlaçla tedavinin yetersiz kalacağı karaciğer sorunlarında ise cerrahi yöntem kullanılarak safra kesesi, safra kanalının bir kısmı ve pankreasın bir bölümü çıkarılır.

Karaciğerin tamamen hasarlandığı ve sağlıklı karaciğer dokusunun kalmadığı daha ciddi vakalarda ise, göz sararması da dahil olmak üzere pek çok belirtiyi ortadan kaldırmak için karaciğer nakli gerçekleştirilebilir. Bu, sarılığa ilişkin sorunun son aşamada olduğu durumda gerçekleştirilen bir operasyondur.

Bununla beraber, pankreastaki bir problemden dolayı bu rahatsızlık ile karşı karşıya kalınmış ise rehidrasyon veya hidroksiüre gibi ilaçlar doktor tarafından önerilebilir.

Göz sararmasının kaynağı safra kesesindeki bir anomali ise; özellikle sarfa kanallarında tıkanma, iltihap ve safra kesesi taşı söz konusuysa kesenin vücuttan cerrahi yöntemle çıkarılması düşünülebilir.

Göz Sararmasından Kurtulmak İçin Öneriler

Göz sararmasına ilişkin semptomlar, kanser ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi bir hastalıktan kaynaklanmıyorsa aşağıdaki öneriler ile kontrol altına alınabilir:

  • Bolca sıvı tüketmek,
  • Alkol almamak,
  • Tütün mamullerini kullanmamak,
  • Lifli gıdaları beslenme programına dahil etmek,
  • Doymuş ve trans yağlar açısından zengin, işlenmiş veya paketlenmiş gıdalardan kaçınmak,
  • Yağsız proteinleri sıklıkla tüketmek.

Önemli bir not olarak; bu önerilerin uygulanabilirliği doktor tarafından onaylanmalıdır.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın