Blog

Meme Kanseri Nedir? | Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrol dışı bir şekilde ve düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıdır. Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür, öyle ki yaklaşık 8 kadından 1’ine yaşamları boyunca meme kanseri teşhisi konur. Teşhis konan kadınların çoğu 50 yaşın üzerindedir, ancak daha genç yaştaki kadınların da bu hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.

Bununla beraber nadiren de olsa erkeklere de meme kanseri teşhisi konulabilir. Amerika Birleşik Devletlerinden gelen verilere göre, 100 meme kanseri vakasından 1’i erkektir.

Meme dokusunda oluşan kanser, erken bir aşamada tespit edilirse, hastanın iyileşme şansı yüksektir.

Meme Kanseri Gelişiminde Risk Faktörleri

Meme kanserinin aşağıda sıralanan risk faktörleri ile tetiklendiği varsayılır:

  • Genetik faktörler; ailede meme veya rahim ağzı kanseri öyküsünün bulunması (özellikle annesi, anneannesi veya teyzesi kansere yakalanmış kadınların bu hastalıkla yüz yüze gelme ihtimali daha fazladır),
  • Obez veya aşırı kilolu olma,
  • Harekesiz bir yaşam sürdürme,
  • Sağlıklıksız beslenme,
  • Alkol ve tütün mamullerinin kullanımı,
  • İlk reglin erken yaşta olması,
  • Östrojen hormonunun fazlalığı,
  • Doğum yapmamış olma veya ilk doğumu 30 yaşından sonra yapmış olma,
  • İleri yaşta olma veya ileri yaşta menopoza girmiş olma,
  • Özellikle 30 yaşından önce, göğse veya memeye radyoterapi uygulanmış olması,
  • Yaşamın bir döneminde dietilstilbestrol (DES) (düşük yapmayı engellemek için reçete edilen ilaç) kullanmış olma,
  • Daha önce meme hastalıkları geçirmiş olma.

Bunların yanı sıra, araştırmalar, yaygın olarak, meme kanseri riskinin bir değil, bir dizi faktörden kaynaklandığını göstermiştir. Bunun tam tersi biçimde, görünürde herhangi bir risk faktörü olmasa dahi meme kanserine yakalanma öyküsü olan kişiler de bulunmaktadır. Burada önemli olan, riskin farkında olarak düzenli tarama yaptırmaktır.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kişiden kişiye değişmekle beraber, yaygın olarak görülen meme kanseri semptomları aşağıdaki gibidir:

  • Bir veya iki memenin boyutunda veya şeklinde değişiklik,
  • Meme ucundan kan gelmesi veya akıntı (anne sütü dışında),
  • Meme ucu veya çevresinde kızarıklık, tahriş veya pul pul olmuş görüntüsü; veya meme başında soyulma,
  • Meme ucunun görünümünde belirgin değişiklik; ucun göğüs içine girmiş olması,
  • Meme başında ağrı,
  • Memenin koltuk altına doğru olan bölümünde yumru veya şişlik,
  • Memeyi çevreleyen deride gözle görülür renk değişimi,
  • Göğüs derisinde çukurlaşma (portakal kabuğu görünümü) veya kalınlaşma,
  • Göğüste batma hissi,
  • Memenin herhangi bir bölgesinde sürekli ve orta/şiddetli ağrı,
  • Temas durumunda ortaya çıkan ağrı.

Ayrıca, bazı durumlarda kişiler hiçbir belirti göstermeden de bu hastalığa sahip olabilir; bu sebeple, rutin meme kanseri taraması yaptırmak büyük önem taşır.

Meme Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Meme kanseri yaygın olarak, kişinin kendi kendine yaptığı manuel taramaların ardından, bir şüphe ile sağlık merkezine başvurmasıyla araştırılmaya başlar. Bu sebeple memede herhangi bir değişiklik olup olmadığını görmek için, elle düzenli kontrollerin yapılması ve riskli grupta yer alınması durumunda, yılın belirli dönemlerinde sağlık merkezlerine başvurulması elzemdir. Öyle ki, meme kanseri taraması meme kanserini önleyemese de, tedavinin kısa bir sürede ve sorunsuz bir biçimde tamamlanmasına yardımcı olur.

Bunun haricinde, meme kanseri tanısı, çeşitli görüntüleme araçlarıyla ulaşılan bilgilere ek olarak fiziki muayene sonucunda konur. Tanı için kullanılan yöntemler şöyledir: Mamografi, ultrasonografi, galaktografi, ince iğne biyopsisi, kalın iğne biyopsisi, cerrahi biyopsi, stereotaksik işaretleme ve stereotaksik biyopsi.

Bunlardan en yaygın olarak kullanılan mamografi, en basit anlamıyla memenin röntgen filminin çekilmesi yöntemidir. Bu yöntem sonucunda elde edilen mamogram, meme kanserinin erken tedavisini mümkün kılan en etkili yoldur. Tarama ve tanı amaçlı kullanılan bu görüntüleme yöntemi sayesinde, kansere dair erken dönem semptomlar saptanabilirken, tedaviye daha çabuk başlanır.

Bununla beraber, mamogramda bir kütle bulunması, kişinin her zaman kanser olduğu anlamına gelmez. Bu sebeple, takip testleri olarak adlandırılan bazı ek testlere de ihtiyaç duyulabilir.

Yaşla birlikte meme kanseri riski arttığı için 40 yaş üstü tüm kadınlar yılda 1 kez meme kanseri taramasına davet edilmektedir.

Meme Kanseri Tedavisi

Yapılan testler ve görüntülemelerin ardından meme kanseri teşhisi konulursa, kanser hücrelerinin meme dokusuna veya vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için farklı testler yapılır. Kanserin türüne ve evresine, yayıldığı bölgeye (kol altı lenf düğümleri, göğüs dışı vb.) göre karar verilir. Bu karar, hastanın hangi türden bir tedaviye ihtiyacı olduğunun belirlenmesi konusunda önemlidir.

Meme kanseri, yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi evreye ve türe göre çeşitli yöntemlerle tedavi edilir; bununla birlikte, genel olarak hastalar birden fazla tedavi alırlar.

Tedavi yöntemleri şöyledir:

  • Cerrahi yöntem – Ameliyat: Bu yöntem ile uzman hekim, kanserli dokuyu vücuttan çıkarır.
  • Kemoterapi: Düzensiz olarak büyüyen kanserli hücreleri küçültmek veya tamamen etkisiz hale getirmek için hastanın oral ve/veya damar yoluyla ilaç alması şeklinde gerçekleşir. Cerrahi yöntem ve kemoterapi aynı anda ya da ardışık olarak uygulanabilir.
  • Biyolojik terapi: Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kanser tedavisinin yan etkilerini en aza indirmek için uygulanan ek tedavi. “İmmünoterapi” olarak da bilinmektedir.
  • Hormonal tedavi: Kanser hücrelerinin büyümesine neden olan hormonların engellenmesi işlemidir.
  • Radyasyon tedavisi: “Radyoterapi” olarak da bilinen bu tedavi yöntemi, kanserli hücreleri etkisiz hale getirmek için iyonlaştırıcı ışın kullanılması prensibine dayanır.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın