Blog

Karantinada Müzik Terapisi | Müziğin Beyin Üzerindeki Etkileri

Müzik Terapisi Nedir?

Müzik terapisi, müziğin, bireylerin fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmasını içeren destekleyici bir tedavi yöntemidir. Enstrüman çalmak, müzik dinlemek, söz yazmak ve şarkı söylemek gibi pek çok aktiviteyi içeren bu terapi, müzikal yeteneklere sahip olmayı gerektirmez ve her yaştan insan için uygundur.

Müzik terapisi, II. Dünya Savaşı’ndan sonra kapsamlı olarak ele alınmaya ve bu alanda çalışan kişiler terapist olarak adlandırılmaya başlamıştır. Bunun sebebi, savaş sonrası, fiziksel ve duygusal travma geçiren gaziler ile gerçekleştirilen seansların ardından oldukça olumlu sonuçların alınmasıdır. Bu dönemle birlikte terapinin faydaları görülmüş ve alan profesyonel hale gelmiştir.

Bilindiği gibi müzik, zihnin, vücudun ve beynin çalışma mekanizmasına dokunarak, kişiyi daha dingin bir hale getirirken, bedenin ritmini yavaşlatır ve ruh halini olumlu anlamda değiştirir. Bu, pek çok çalışma ile kanıtlanmıştır ve halen gerçekleştirilen araştırmalar ile desteklenmektedir. Öyle ki, literatürdeki çalışmaların neredeyse tamamı, müzik terapisinin hem fiziksel hem de zihinsel olarak tüm bireyler için yararlı olduğunu göstermektedir.

Müziğin iyileştirici yönü üzerine çalışan Dr. Daniel Levitin, şarkı söylemenin ve enstrümantal aktivitelerin, kişilerin motor becerilerini geliştirmesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Ona göre müzik, kas kontrolü gelişiminin de yolunu açmaktadır.

Günümüzde müzik terapisi, iyileştirici etkisi sebebiyle hastanelerde (özellikle kanserle mücadelede), bağımlılık problemlerinin çözüme ulaştırılmaya çalışıldığı sağlık merkezlerinde, psikiyatri kliniklerinde ve ıslahevlerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu merkezlerde, müzik terapi seansları, danışanın fiziksel sağlığı, iletişim yetenekleri, bilişsel becerileri, duygusal refahı ve ilgi alanları dahil olmak üzere bir dizi faktör göz önünde bulundurularak tasarlanmaktadır.

Müzik Terapisinde Kullanılan Teknikler

Müzik terapisi seanslarında genellikle aşağıdaki teknikler kullanılır:

  • Belirli bir şarkıya veya doğaçlamaya bağlı olarak, kişinin duygusal tepkisini ve bu tepkinin anlamını tartışmak,
  • Canlı veya kaydedilmiş bir müzik parçasını dinlemek, bu parçalara eşlik etmek,
  • Müzik destekli gevşeme tekniklerini (progresif kas gevşemesi veya nefes egzersizleri) kullanmak,
  • Perküsyon aletlerini çalmak,
  • Müziği ses enstrümanları üzerinde doğaçlama yapmak,
  • Şarkı sözü yazmak,
  • Yeni müzik parçaları oluşturmak,
  • Enstrümanı çalmayı öğrenmek,
  • Canlı veya kaydedilmiş müzikle dans etmek veya hareket etmek,
  • Müzik için koreografi yazmak.

Müzik Terapisi Hangi Rahatsızlıklar İçin Kullanılır?

Eğitimli müzik terapistleri tarafından gerçekleştirilen terapiler pek çok farklı rahatsızlığın hafifletilmesi veya ana tedaviye destek olması amacıyla gerçekleştirilir. Terapi, anksiyete, şizofreni ve depresyon gibi ruhsal sorunların ortadan kaldırılması noktasında oldukça etkilidir. Bununla beraber, müzik terapisi, beyinle ilişkilendirilen felç, kafa travması, Parkinson veya Alzheimer gibi rahatsızlıkların ardından rehabilite edici özellik göstererek, hastanın yaşam konforunu artırır.

Müzik terapisinin faydaları arasında kalp atış hızının artırılması, kaygının azalması, beynin uyarılması ve öğrenmenin iyileştirilmesi yer alır. Bu sebeple, ameliyat öncesi ve sonrası stresten kurtulmak da bu yöntem ile mümkündür. Bunların haricinde terapinin etkili olduğu rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir:

  • Kafaya alınan darbe ertesinde ortaya çıkan konuşma bozuklukları,
  • Yaş alma ile birlikte gelişen demans,
  • Astım (atakların şiddetti ve sıklığı azaltılır),
  • Travma sonrası şiddetli ağrı,
  • Otizm, iletişim yeteneklerinde eksiklik,
  • Aşırı zayıflık veya obezite,

Ayrıca, müzik terapisi şimdilerde koronavirüs salgınının getirdiği belirsizlikleri ve endişeleri yönetmenin de bir yoludur.

Karantina Döneminde Müzik İle Tedavi

Yeni tip koronavirüsün ortaya çıkması ve ardından gelen izolasyon sürecinin kişilerin fiziksel ve zihinsel açıdan sarsılmalarına neden olduğu bilinmektedir. Sosyal hayatın kökten değiştiği ve modern insanın daha önce tanık olmadığı bu süreç, özellikle klinik anksiyete ve depresyon gibi ruhsal rahatsızlıkların tetiklenmesine neden olmaktadır.

Yukarıda ayrıntılı olarak bahsettiğimiz gibi sakinleştirici ve iyileştirici etkisiyle müzik COVID-19’un ekonomik, sosyal ve duygusal açıdan yarattığı stresi yatıştırma konusunda oldukça etkili olmaktadır. Hem virüs ile enfekte olmuş kişilerin karantina altında olduğu süreçte, hem de güvenlik amacıyla evde kalınan dönemde stresin azaltılarak, bağışıklığın yüksek tutulması açıdan müzik terapisi değerli sonuçlar sunmaktadır. Öyle ki, BBC’nin haberine göre spinal musküler atrofi sorunu bulunan 4 yaşındaki Anabella adlı kız çocuğu, onun için ciddi sonuçlara yol açabilecek yeni tip koronavirüsten korunmak amacıyla evde kaldığı süre boyunca müzik terapisi seansları ile desteklenmekte; bu da, yalnızlık hissi içinde olmamasını sağlarken, vücudunu da stresten uzak tutmaktadır.

Benzer şekilde, India.com’un haberine göre, Lucknow’daki Dr. Ram Manohar Lohia Tıp Bilimleri Enstitüsü’nde COVID-19 hastalarına şarkı dinletilerek, korona koğuşlarındaki melankolik atmosferi yok etmek amaçlanmaktadır. Bu yolla, hastalar iyileşmek için ihtiyaç duydukları güveni hızlı bir şekilde kazanmakta; depresyon ve anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıklarla mücadele eden COVID-19 hastaları da stres seviyelerini düşürebilmektedir.

Tüm bu sebeplerden ötürü, uzmanlar karantina döneminde müzik terapisini önermektedir.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın