NörolojiNeden Uyuyamayız? | Uykusuzluğun En Yaygın Nedenleri

4 Şubat 20210
https://esencanhastanesi.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/neden-uyuyamayiz.jpg

Neden Uyuyamayız?

Tıp dilinde “insomnia” olarak bilinen uykusuzluk, dünya nüfusunun % 35’ini etkileyen bir sağlık sorunudur. Insomnia yaygın olarak uykuya dalma ve uykuda kalma sırasında ortaya çıkan problemler ile karakterize olur ve bu durum gün içinde uykulu olmanıza sebebiyet verirken, uyku yoksunluğundan kaynaklanan çeşitli rahatsızlıklara da zemin hazırlar.

İleri yaştaki kişilerin yaklaşık %35’ini etkileyen uyuyamamanın nedeni olarak genellikle uykuya dalmayı veya uykuda kalmayı bozan “aşırı uyarılma” durumu gösterilir. Aşırı uyarılma hem zihinsel hem de fiziksel olabilir. Kişinin uyku öncesi ve sırasında uyarılmasına neden olan faktörler ise şöyledir:

  • Stres ve duygu – durum bozuklukları,
  • Üzücü veya travmatik olaylar,
  • Yaşam tarzında meydana gelen değişiklikler,
  • Belirli bir uyku & dinlenme düzeninin olmaması,
  • Depresyon ve anksiyete,
  • Demans ve Alzheimer gibi nörolojik sorunlar,
  • Uykuya geçmeyi zorlaştıran tıbbi durumlar,
  • Uyku apnesi,
  • Parasomniler; uyurgezerlik, uyku felci vb.,
  • Dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu (DEHB),
  • Otizm spektrum bozukluğu (özellikle çocuklar için),
  • Huzursuz bacak sendromu (RLS),
  • Yan etkisi uykusuzluk olan birtakım ilaçlar,
  • Diyabet (şeker hastalığı),
  • Hareketsiz yaşam tarzı,
  • Çevresel faktörler; gürültü, sıcaklık vb.

Nedenlerin en başında yer alan stres faktörü, kaliteli bir uyku tecrübesine engel olan derin ve aşırı uyarılmaya sebep olmaktadır. Stres günlük hayattaki olaylar karşısında ortaya çıkabildiği gibi, travma sonrası da görülebilir. Bununla beraber, uykusuzluk da zaman içinde stres kaynağı haline gelebilir; bu da ciddi bir kısır döngüye sebep olur.

Yukarıdaki nedenlere ek olarak, biyolojik saatin yanlış biçimde çalışmasına neden olan jet lag ve vardiyalı çalışma gibi faktörler de bulunmaktadır. Bu iki faktör, uyku zamanlamasına ve genel uyku kalitesine zarar verir.

Bunların haricinde, uyuyamayan kişilerin yaklaşık %40’ının psikolojik sorunlardan muzdarip olduğu da bilinmektedir. Özellikle depresyon ve kaygı bozukluklarından şikâyetçi olan kişilerde uykusuzluğa ilişkin semptomlar çok daha ağır biçimde gözlenir.

Yukarıda görülebileceği gibi şeker hastalığı da uyku düzenini ciddi biçimde etkileyen bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkar. Öyle ki, diyabetle ilişkili olan periferik nöropatiden kaynaklanan ağrı, daha sık hidrasyon ve idrara çıkma ihtiyacı ve hızlı kan şekeri değişiklikleri uykuyu kesintiye uğratabilir.

Ne Zaman Bir Uzmana Görünmek Gerekir?

Uyuyamama hali 1 hafta içinde 3 günden daha fazla kez sizi etkilemiş ve bu durum gündelik aktivitelerinizi yapmanıza engel olmaya başlamış ise bir uzmanla görüşmek için zaman kaybetmemeniz önerilir. Bununla beraber, kısa süreli ve kronik olmak üzere ikiye ayrılan insomnia, 3 aydan uzun bir süredir etkili oluyor ise, kronik olarak kabul edilir ve bu sorun bir sağlık merkezine başvurmayı gerekli kılar.

Uykusuzluk Nasıl Tedavi Edilir?

Uykusuzluğun tedavisi pek çok sağlık sorunu gibi kaynağına bakılarak gerçekleştirilir.

Yetişkinlerde kronikleşmiş olan uyku sorunu için ilk aşamada bilişsel davranışçı terapi (CBT) önerilir. Bunun etkili olmadığı durumda ise reçeteli ilaçlar kullanılabilir. Fakat bu ilaçların uzun vadede çeşitli yan etkileri olabilir. İstenmeyen durumlardan kaçınmak için doktor kontrollerini aksatmamak önemlidir.

Uykusuzluğunuzun kaynağı anksiyete, depresyon ve bipolar bozukluk gibi zihinsel sağlık koşulları ise bu durumda bir psikiyatristten yardım almanız sağlanır. Terapi ve ilaç tedavisi ile bu sorunların ortadan kaldırılması amaçlanır.

Hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın, uyku problemini çözmeye yardımcı olmak adına aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz önerilir:

  • Mümkün oldukça bilgisayar başında geç saatlere kadar çalışmayın.
  • Uykuya az bir vakit kala ekran ışığına maruz kalmayın.
  • Öğleden sonra küçük uyku molaları vermeyin; bu gece uykunuzun kalitesini düşürür.
  • Kafein içeren maddeleri (çay, kahve vb.) akşamüzerinden itibaren tüketmeyi bırakan. Bilindiği gibi kafein vücutta saatlerce kalabilen ve uyumayı zorlaştıran bir uyarıcıdır.
  • Tütün ürünlerinden uzak durun; kafein gibi nikotin de uykuyu olumsuz etkileyebilecek başka bir uyarıcıdır.
  • Alkol içeren ürünlerden uzak durun.
  • Özellikle akşam saatlerinde ağır öğünler ve baharatlı yiyecekler tercih etmeyin. Uyku saatine yakın bir zamanda büyük öğünler yemek, sindirim sistemini zorlayacağından uykusuzluğa neden olur.
  • Uyku saatine yakın bir vakitte egzersiz yapmayın.

Yorum Yazın

Girdiğiniz mail adresi görüntülenmeyecektir. Zorun alanlar *

444 0 212
Whatsapp