Blog

Üst Yutak Kanseri | Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Üst Yutak Kanseri Nedir?

Üst yutak kanseri, bir diğer adı ile nazofarenks karsinomu (veya nazofarenks kanser), boğazın arka kısmında bulunan yutağı etkileyen nadir bir baş-boyun kanseri türüdür.

Sıklıkla gırtlak ve özofagus kanseri ile karıştırılan bu hastalık, pek çok rahatsızlığın semptomlarına benzer semptomlarla ortaya çıktığı ve kolay bir şekilde teşhis edilemediği için toplumun az bir bölümünü etkilese de ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Üst Yutak Kanseri Nedenleri

Üst yutak kanserinin ana nedeni tam anlamıyla ortaya koyulmuş olmasa da, bu hastalığın Epstein-Barr virüsü (EBV) ile güçlü bir biçimde bağlantılı olduğu bilinmektedir. Bununla beraber, DNA’da meydana gelen ve hücrelerin anormal şekilde büyümesine ve bölünmesine neden olan herhangi bir değişiklik de bu kanserin sebebi olabilir.

Üst yutak kanseri riskini artıran faktörler ise aşağıdaki gibidir:

  • Aşırı et ve balık tüketmek,
  • DNA’daki hücrelere onarılmaz hasarlar verdiğinden alkol ve tütün kullanımı,
  • Ailede nazofarenks kanser öyküsü bulunması / genetik faktörler,
  • Odun tozu veya formaldehit adı verilen bir kimyasalın bulunduğu ortamda çalışma,
  • Yaşamın bir evresinde HPV ile temas etmiş olma.

Bunların haricinde, bu hastalık erkeklerde, orta yaşlılarda (50 yaş ve üzeri) ve Asya kökenli kişilerde daha sık görüldüğü için bu özellikler de birer risk faktörü olarak kabul edilebilir.

Üst Yutak Kanseri Belirtileri

Üst yutak kanserinin yaygın belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Boyunda yumru,
  • Genellikle yalnızca tek kulakta hissedilen işitme kaybı,
  • Kulak çınlaması,
  • Kulakta dolgunluk hissi,
  • Tekrarlayan kulak enfeksiyonları,
  • Geçmeyen burun tıkanıklığı,
  • Burun kanaması,
  • Bulanık veya çift görme,
  • Yüz ağrısı veya yüzde uyuşma,
  • Baş ağrısı,
  • Çiğnemede zorluk,
  • Boğaz ağrısı.

Bazı durumlarda ise hasta herhangi bir belirti göstermez. Bu sebeple, kanser son aşamaya ulaşmadan hasta, yukarıda bahsedilen ve pek çok hastalıkta görülen bu belirtileri hissetse dahi bir sağlık merkezine başvurmayabilir.

Tüm bu belirtilerin sürekli bir biçimde görülmesi durumunda, detaylı bir muayene için bir uzmandan yardım talep etmek üst yutak kanserinin tedavisi açısından çok önemlidir. Bununla birlikte, halk arasında geniz kanseri olarak bilinen bu hastalık sadece deneyimli doktorlar tarafından teşhis edilebilir. Bu sebeple, sağlık merkezi seçimi özenli bir biçimde yapılmalıdır.

Üst Yutak Kanseri Teşhisi

Üst yutak kanseri teşhisi, doktorun hastaya tıbbi geçmişi ve aile kanser öyküsü ile ilişkili sorular sorması ile başlar. Bunun hemen ardından, hastanın kulak, burun ve boğaz yolları muayene ile incelenir. Bu muayene esnasında, boyunda bir yumruya denk gelinir ise, bu, kanserin lenflere yayıldığının bir emaresi olarak kabul edilir.

Muayenenin devamında nazofaringoskopi adı verilen bir medikal alet ile ağız ve burun incelenerek, bu bölgelerde anormal büyüme ve kanama gibi sorunlar olup olmadığı araştırılır. Bu incelemenin yapıldığı ilk aşamanın ardından, doktor biyopsi önerebilir. Biyopsi sırasında hasarlı olduğu düşünülen bölgeden (boyunda yumru var ise, yumrunun içinden) az bir miktar doku alınarak bu doku mikroskop altında ayrıntılı bir şekilde incelenir. Biyopsiyle beraber, tam kan sayımı (CBC) ve EBV testi de uygulanabilir.

Bunların haricinde göğüs röntgeni, CT tarama, MR ve boyun ultrasonu gibi çeşitli görüntüleme yöntemleriyle de sorunun vücudun hangi bölgelerini etkilediği araştırılır.

Bu testlerin ışığında üst yutak kanseri teşhisi konulursa, kanserin hangi evrede olduğunu öğrenmek ve tedaviyi buna göre planlamak için ek testler yapılabilir.

Üst Yutak Kanseri Evreleri

Üst yutak kanserinin 0 ila 4 arasında, toplamda 5 evreden oluştuğu varsayılır. Evre ne kadar erkense, kanserin vücuda yayılma oranı o kadar düşüktür.

Evre 0: Kanser yüzey tabakasındadır, yayılım göstermemiş ve ilk yerleştiği yerde kalmıştır. Dolayısıyla lenf bezleri ve komşu dokularda herhangi bir hasar yoktur.

Evre I: Kanser lenf düğümlerine ve vücudun uzak bölgelerine yayılmamıştır fakat ağzın hemen arkasında kalan yumuşak doku hasar görmüş olabilir.

Evre II: Kanser yakın dokulara ve lenf düğümlerine yayılmıştır, ancak vücudun uzak bölgeleri herhangi bir hasar almamıştır.

Evre III: Kanser boğazın çeşitli bölgelerine, yumuşak dokulara, sinüslere veya kemiklere yayılmış olabilir.

Evre IV: Kanser, lenf bezlerinin yanı sıra uzak bölgelerdeki dokulara yayılım göstermiştir.

Üst Yutak Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhisin ardından, hastanın ne tür bir tedaviye ihtiyaç duyduğu kanserin etkili olduğu bölgelere, evreye ve genel sağlık durumuna bakılarak karar verilir.

Üst yutak kanseri genellikle, kemoterapi ve/veya radyasyon tedavisi ile ortadan kaldırılır.

Radyoterapi olarak da bilinen ve yaygın olarak ilk evre kanser için standart olan radyasyon tedavisi ile kanser hücreleri, X ışınları vasıtasıyla yok edilir. Bu işlem sırasında, sağlıklı dokular değil, doğrudan kanserli hücreler, tümörler yüksek doz radyasyondan etkilenir.

Geniz kanserinde genellikle IMRT adı verilen gelişmiş bir tür harici radyoterapi cihazı kullanılır. Bu, komşu dokuların en az şekilde hasar almasını ve tümörlü bölgenin en yüksek dozda radyasyon ile karşılaşmasını sağlar. Bununla beraber, radyasyon tedavisinin ardından, ağız kuruluğu, diş çürümesi ve boğaz iltihaplanması gibi yan etkiler görülebilir.

Kemoterapide ise hastalıklı hücreleri yok etmek veya bu hücrelerin büyümesini engellemek için çeşitli ilaçlar kullanılır. Kemoterapi tek başına üst yutak kanserinin tedavisinde yeterli olmayabilir; bu durumda radyoterapi ile beraber uygulanır. Bu aşamada ayrıca, içeriğinde setuksimab, nivolumab ve pembrolizumab gibi antikorların bulunduğu çeşitli ilaçlarla da tedavi desteklenebilir. Bu ilaçlar, kemoterapide kullanılan ilaçlardan farklı özelliklere sahiptir ve yaygın olarak, son evrede olan ve tekrarlayan kanser vakalarında kullanılır.

Bunların haricinde ameliyat da bir tedavi seçeneğidir. Fakat üst yutakta bulunan tümörün sinirlere ve kan damarlarına yakın olması söz konusu ise komşu yapılara herhangi bir zarar vermemek adına ameliyat gerçekleştirilmez.

Ayrıca, tedavi sırasında ve sonrasında, üst yutak kanserinden muzdarip olan hastanın sigarayı bırakması büyük önem taşımaktadır. Her türlü tütün mamulü, kanser tedavi edilse dahi, tekrarlama riskini ciddi oranda artırır. Bununla beraber, hasta tedavi sırasında azaltarak da olsa bu ürünleri kullanmaya devam ederse, tedavinin yan etkilerini üst düzeyde yaşayabilir.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın